kerpe pansiyonları, kerpe otelleri, kerpe
kefken cebeci, kandıra cebeci, cebeci pansiyonları, cebeci otelleri

Kefken Tarihi

Tarih kaynaklarından alınan bilgilere göre Kefken tarihi M.Ö. 3000’li yıllara dek uzanmaktadır. Bu şirin sahil kasabasının ilk müdavimleri Sitler’ dir.  Bir başka kaynağa göre ise M.Ö. 3000’li yıllarda Karadeniz boyunca hareket eden Amazon kraliçesi Olbya Kefken’e ulaşarak burayı hakimiyeti altına almıştır. Yine aynı tarihler civarında Sitlerle birlikte Aslar da bu bölgede yaşamaya çalışmışlardır. Bu tarihten sonra Nicomedia ( İzmit ) bölgesini ve  Karadeniz kıyılarını yerleşim yeri olarak kullanmışlardır.  M.Ö 1200’lü yıllarda Anadolu içlerine göç eden Firigler daha sonrada Misyalılar yörede yaşamışlardır. M.Ö.700 de Bebrisler, Megaralılar, Misler M.Ö. 698′ de Argonatlar’ında yörede yaşadığı bilinmektedir. M.Ö.676 yılında İskitlerin baskısı sonucu Kimmerler Anadolu’ya göç etmişler ve Sakarya kıyılarına yerleşmişlerdir. Daha sonra kıyı boyunca kıyı boyunca Cebeci, Kefken ve Kerpe üzerinden kara ve denizden Nicomedia’ya saldırmışlardır. M.Ö. 660’da Megaralı Kral  Milotos Karadeniz’de yüzlerce ticaret filosu kurarak Kefken ve Kefken Adası’nı ticaret üssü olarak kullanmışlardır.  Kefken ve civarı M.Ö. 454 yılında  Eski Yunan medeniyetleri de Kefkeni ticaret mekanı olarak kullanmışlardır. M.Ö. 279 yılarında I. Nikometid’in sürekli kuşatmalarına maruz  kalan İzmit ve çevresi Bitinyalıların eline geçmiş ve Bitinya kökenli Thyalılar Kocaeli yarım adasına hakim olmuşlardır. Ayrıca Eski ünlü bir tarihçi olan Xenophan’a göre Karadeniz kıyılarında bir dönemde Thrak halkı yaşamış olduğu  rivayet edilmektedir. Yine o dönemde I. Nikomed Kandıra, Kefken, Kerpe ve civarını kuşatarak bu yöreyi etkisi altına almıştır. Kefken ve civarında 303 yıllık Bitinya Krallığı M.Ö. 74’te Pontus Kralı Mithridat tarafından işkal edilerek Bitinya Krallık dönemi böylece sona ermiştir. Ünlü Roma Kralı Sezar Pontus Kralını yenerek bölgede Roma İmparatorluğu dönemini başlatmıştır. Roma İmparatoru Claidus 45’li yıllarda İzmit’ten başlayarak Kandıra- Kefken hattında devam eden yolu yaptırmıştır. Daha sonra bu yol Bağdat Yolu adını alarak iyi bir ticaret yolu haline gelmiştir. Roma İmparatorluğunun yıkılmasından sonra bölgede Bizans İmparatorluğu 395-1317 yılları arasında yaklaşık bin yıllık bir dönem geçirmiştir. Bizans’a bağlı bir kıyı ticaret limanı olarak kullanılan Kefken, uzun yıllar bu medeniyete beşiklik etmiş ve birçok eser bu medeniyetten bölgeye hediye olarak kalmıştır. 1080 yılında Selçuklular Süleyman Şah  yönetiminde Kefken ve civarını içine alan tüm Kocaeli yarımadasını kuşatarak bu topraklara yerleşseler de 1097 ‘de başlayan Haçlı Seferlerine dayanamayarak bölgeyi Latin Birliklerinin hakimiyetine bırakmışlardır. İznik imparatoru Palegelos Bizans İmparatorluğunun merkezi olan İstanbul’u işgal eden Latinlere karşı savaş açmış ve kuşatmaya dayanamayan Latin birlikleri deniz yolunu kullanarak Ağva ve Kefken’e sığınmışlardır. Bir süre zorunlu olarak Kefken ve civarında yaşayan  Latinlerin bir bölümü burada hayatlarını yitirmiş bir kısmı da Karadeniz de ticaret yapan Ceneviz kolonilerinin yardımları ile yöreyi terketmişlerdir.  Bizans’ın zayıflamasıyla birlikte bölgeye göç eden Osmanlı Beyliği sınır akıncılarının akınlarıyla topraklarını genişletmiş ve Orhan Bey döneminde Kocaeli Yarımadasının fethi görevi Akçakoca Bey’e verilmiş, 1308-1317 yılları arasında Akçakoca Bey komutanlığında bölge Sakarya’dan başlayarak Kandıra ve Kefken civarını da dahil olmak üzere Bizans İmparatorluğunun elinden alınmıştır. Fakat İstanbul’a yakın olan yöre Bizans İmparatorluğu sürekli asker göndererek Türklerle bu bölgede çatışmaya devam etmiştir. Bundan rahatsız eden Osmanlı Devleti 1328 yılında Bizans Kralı III. Androkinos’u Kocaeli’nin Kandıra ve Karadeniz sahillerini kesin olarak teslim etmeye mahkum eden tarihe “Nikometya Antlaşması” olarak geçen antlaşmayı imzalatmışlardır. Bölge Osmanlıların eline geçtikten sonra Kefken hem bir ticaret limanı hem de tersane olarak kullanılmıştır. 1500’lü yıllarda Kefken’de Osmanlı dononması için 600 parça gemi yapılmış ve donanmaya katılmıştır. 1888 de Kardıra ve civarı Kocaeli bağımsız sancağına bağlanmış ve bölgenin önemli bir merkezi haline gelmiştir.

 

1918 I. Dünya savaşı yıllarında Kefken ve civarı İngilizlerin işgaline maruz kalmış ardından Kurtuluş Savaşı yıllarında ise Yunan Kuvvetlerinin işkali altında kalmıştır. İşte bu yıllarda tüm yurttaki kahramanlık olaylarına bir yenisi de Şehler Bucağı ve Halid Molla komutasındaki bölge halkı Yunanlılara karşı büyük bir savunma ve direniş göstererek Milli mücadeleye destek vermişlerdir. Ayrıca yöre halkı Kuva-i Milliye önderliğinde Yunanlılara karşı giriştiği savunma harekatında İpsiz Recep’in oluşturduğu çete ile düşman kuvvetlerine büyük kayıplar verdirmiş bunun içinde Kefken adası savunma ve saldırı üssü olarak kullanılmıştır. 30 Temmuz 1921 de Kandıra- Kefken civarı tamamen Yunanlılardan temizlenerek Mustafa Kemal’in önderliğinde yeni Türkiye Cumhuriyetinin sınırları içinde küçük bir kasaba olarak bugüne gelmiştir.